Saglik - Saglikli Yasam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Saglik - Saglikli Yasam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ecstasy nedir ? etkileri, zararlari nedir ? Ecstasy Bağımlılığından Kurtulma Yolları

Ecstasy nedir?
Ecstasy, kimyasal adıyla MDMA (3, 4-metilendioksimetamfetamin), ağızdan alınan bir haptır. Haplar değişik şekil ve markalarda mevcuttur. Bazı durumlarda MDMA toz halinde satılmaktadır. Hap şeklindedir ama asla yasal kullanımı yoktur, dolayısıyla denetim altında değildir. Genel bir kullanıcının bir “doz” içerisinde hangi maddeleri bulunduğunu bilmesi bu sebeple imkansızdır.

BULUNABİLİRLİLİK & KULLANIM
Özellikle gece kulübü ve elektronik müzik organizasyonlarında popüler olan Ecstasy tabletleri bulunabilirliği mümkündür. Tipik bir doz olarak 100-125 mg dört ila altı saat etkisini gösterir.

ETKİLERİ
Kullananlar kendilerini açılmış, rahatlamış, güzel, korkusuz, toleranslı ve etrafındaki insanlara bağlı olarak tanımlarlar. Genellikle sosyal ortamlarda kullanılan Ecstasy duygusal (seksüel olması gerekmez) bir madde sayılır. Ecstasy alındıktan yaklaşık 45 dakika sonra kullanıcılar etkisine girerler. Bu madde sinir hücresine girdikten sonra serotoninin bol miktarda salınımına neden olur ve serotonin üreten enzimleri engeller. Ecstasyinin en önemli etkisi kişiyi aktive etmesi ve bilinç değişikliklerine neden olmasıdır. Bu etkiler alınan doza ve kişinin içinde bulunduğu ruhsal duruma doğrudan bağlıdır. Alındıktan 20 ile 60 dakika içinde etki göstermeye başlar. İlk bir saat içinde en güçlü etkiyi yapar. Dört ile altı saat içinde bu etki sonlanır. Ertesi gün içinde de kimi zaman hafif derecede etkileri gözlenebilir.
Ecstasy, beden ısısını ve kan basıncını artırır. Sıcak, havasız ortamlarda ve çok hareket sonrası beden ısısı ciddi boyutlara ulaşır. Ağızda kuruluk, dişlerde tatsız bir his algılanabilir.
Ecstasy, yönelim ve algı bozukluğu yaratır. Diğer insanlara karşı yakınlık hissi, kendini rahat hissetme, görsel algıda bozulmalara yol açmaktadır. Kişi kendini enerjik ve aldırmaz hisseder.

KULLANIM İŞARETLERİ
Ecstasy kullananların göz bebekleri genişler ve ışığa hassasiyet artar. Çeneyi sıkma ve diş gıcırdatma gözlemlenebilir efektlerdendir. Duyum artar ve kullanıcılar çoğu zaman bunu dans etme isteği, konuşma ve dokunarak ile gösterir. Kullanıcılar çoğu zaman abartılı şevkat hareketleri gösterebilir.

RİSK
Bazı kullanıcılar tecrübeden sonra 48 saate kadar kendilerini depresif hissettiklerini belirtmektedir. Uzun süreli kullanımda etkilere ulaşmak daha zorlaşabilir. Fiziksel olarak bağımlılık yaratmasa da, “yaşanılan sanalı” kovalama veya ulaşma ihtiyacı olabilir, bu da doz artımına ve daha sık kullanıma sebep verebilir. Kullanımdaki artışla beraber kullanıcılar sık sık kendilerini yorgun hisseder, çeneleri ağrır ve mutlulukları azalır. Depresyondan ve tükenmeden kaçınmak isteyenler hem dozda hem de kullanım sıklığında artırma geliştirirler.

Çok sayıda ters etkileme olduğu bildirilse de vücut ısısındaki tehlikeli derecede artış Ecstasy’nin bilinen yaygın tehlikelerinden biridir. Vücut ısısının artması sıcak ve genellikle havasız ortamlarda uzun süre dans etmekten, vücuttaki sıvı miktarının azalması gerçekleşir. Ölüm; aşırı dozdan görülmekle birlikte, genellikle vücut ısısının artması, su ihtiyacı yada diğer bir uyuşturucu madde ile karıştırma ile bağlantılıdır.

Ecstasyinin uzun zamanlı etkileri halen araştırma altındadır. Bazı araştırmacılar uzun süreli kullanımların kalıcı beyin hasarlarına yol açabileceği değerlendirilmektedir. Bazı çalışmalar Ecstasyinin vücuttaki seratonin ve dopamin seviyelerini etkilediğini göstermektedir fakat bunun uzun süreli etkilerinin ne olabileceği halen açık değildir. Ecstasy kalbin ritim bozukluğuna sebep olabilir ve hipertansiyon ve kalp hastalıklarının tetikleyicisi olabilmektedir.

ECSTASYİNİN sebep olduğu riskleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu hiç kullanmamaktır

Kalp krizi nasıl önlenir kalp krizini en aza indirmek kalp krizinden korunmak

Sadece öğünlerden sonra sıcak su içme
konusuna değil kalp krizi risklerine de değinmektedir.
Çinliler ve Japonlar yemeklerinden sonra soğuk su değil sıcak çay içerler.
Belki biz de yemekten sonra sıcak bir şeyler içme alışkanlığımızı onlardan edindik.
Eğer yemeklerden sonra soğuk şeyler içiyorsanız bu yazı size
hitap ediyor.

Yemekten sonra soğuk bir şeyler içmek sizi rahatlatabilir.
Ancak tükettiğiniz soğuk su katılaşarak yağlı bir madde haline döner ve
yavaş bir şekilde sindirilir.

Bu asitli tepkime bozularak bağırsakta katı
maddelerden daha hızlı bir şekilde emilir.

Bir kısmı bağırsağa yapışır.
Kısa bir süre sonra tamamen yağ haline döner ve kansere yol açar.
Yemekten sonra sıcak su veya çorba içmek en iyisidir.
Kalp krizi hakkında önemli birkaç bilgi

kalpkrizihareketli Kalp krizi nasıl önlenir kalp krizini en aza indirmek kalp krizinden korunmak

- Kalp krizi belirtisi her zaman sol kolun uyuşması değildir. Çenedeki şiddetli ağrıların da
farkında olun. İlk göğüs ağrınız kalp krizi sırasında gerçekleşmez. (Daha önce mutlaka
göğüs ağrınız olmuştur) Mide bulantısı ve şiddetli terleme de önemli kalp
krizi belirtilerindendir. Kalp krizi geçiren insanların %60 ı uyurken ölür.
Göğüsteki ağrılar sizi uykudan uyandırabilir. Lütfen dikkatli olun ve olanların farkına varın.

Bir kardiyoloji uzmanı diyor ki; Eğer bu mesajı okuyan herkes arkadaşlarına gönderirse bir hayat kurtarır.

Ömrü Uzatan YiyecekLer-Ömrü Uzatma YoLLarı-BesinLer

Uzmanlara göre brokoli, portakal, yulaf, domates, somon balığı, bezelye, ceviz, çay üzümü, yoğurt, bal kabağı, soya fasulyesi, hindi, ıspanak ve çayı haftada en az 4 kez tüketmek estetik gençleşmeyle eş değerde, ayrıca sağlıklı ve uzun bir ömür sağlıyor.


"Süper Yiyecekler" olarak adlandırılan 14 temel besin ürünü Californialı bir doktor tarafından daha önce hastalarına önerilmişti. Avustralyalı doktor ve alternatif tıp uzmanlarının da önerdikleri bu 14 yiyecekten brokolinin göğüs ve prostat kanserlerine, portakalın da C vitamini deposu olmasıyla tüm kanserlere karşı koruyucu özelliği bulunuyor. Yulaf ise kan basıncını dengeleme ve kilo almayı durdurma özelliği ile öneriliyor. Böğürtlen olarak da bilinen çay üzümü, soya fasulyesi, ıspanak, yeşil veya siyah çay, hindi eti, ceviz ve yoğurt ise yoğun vitamin içerdikleri için özellikle yaşlı kişilerin sağlıklı ve dinç olmalarını sağlıyor.


Avustralyalı Plastik Cerrah Dr. Steve Pratt, yaklaşık 20 yıldır, yaptığı güzellik operasyonlarından sonra bu yiyeceklerin yer aldığı bir diyeti hastalarına verdiğini belirterek, hepsinin periyodik olarak yenmesiyle birçok sağlık sorununun kolaylıkla çözüme kavuşacağını ve derinin gençleşeceğini öne sürdü. Pratt, bu 14 ayrı yiyecekten her birinin haftada en az 4 kez yenilmesi gerektiğini söyledi.


Eternal Health adlı kitabın yazarı Dr. Michael Elstein ise "Hindi etinin neden yaşlılığı önlediğini çözemedim. Fakat beyaz et vejeteryan olmayanlar için oldukça sağlıklı" dedi. Bu yiyeceklerin anti-oksidan içerdiği için vücut sisteminin hastalıklarla savaşında yardımcı olduğunu ifade eden Elstein, "Yaşlandıkça göğüs ve prostat kanseri riski artar. Önlemenin tek yolu da yüksek oranda anti-oksidan içeren ve zengin vitamine sahip olan bu yiyecekleri tüketmektir" dedi.


Ispanak ve ceviz kolesterolü düşürmek için önerilirken, yeşil çayın yağları yakmak ve yetişkinlerde obeziteyi önlemek için ideal olduğu savunuldu. Omega 3 yağı içeren somon balığının ise kalp krizini önleme ve beyin hücrelerinin çalıştırılması ile depresyona karşı birebir olduğu öne sürüldü. Özellikle yaşlıların ıspanak yemekten vazgeçmemeleri gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, ıspanağın gözün görme yeteneğini geliştirdiğini ve karaciğere yardımcı olduğunu kaydetti.


Estetik ameliyatların insanları genç gösterdiğini fakat genç hissettiremediğini savunan uzman doktorlar, "Vücut sağlıksızsa, genç görünmenin bir önemi ve faydası yok" diye konuştu.
Kaynak:http://www.saglikbilgileri.com

Aromaterapi Nedir?-Aromaterapi Nasıl Uygulanır?-Aromaterapi Hakkında BiLgi

Aromaterapi, bitkisel öz yağların kimyasal yapısı ve enerjilerinden faydalanan ve masaj, teneffüs (buğu), kompres, banyo ve diğer yollarla uygulanmasını içeren, sağlık ve güzelliği destekleyen doğal bir terapidir. Bitkisel öz yağlar, aromatik bitkilerden buhar-damıtma yoluyla elde edilen konsantre yağlardır. Bu öz yağlar günlük yaşamda genellikle kullanılan diğer vücut yağlarının aksine, cilt tarafından çok kolay emilen, çok güçlü etkileri olan ve dikkatle kullanılması gereken yağlardır.

Uzman uygulamalarla Aromaterapi gerek fizyolojik sorunların gerekse stres kaynaklı duygusal problemlerin çözümü için destek sağlar. Aromaterapi beden ve aklın bir bütün olarak değerlendirildiği bütünlükçü -holistik- bir yaklaşımdır. Günümüzde özellikle destekleyici terapi yöntemleri arasında Aromaterapi’nin önemli bir yeri olduğu kabul görmektedir.

Koruyucu sağlığın genelde hastalıklardan korunmak için bedeni güçlendirmeye dayandığı bilinmektedir. Aromaterapi'den faydalanmak için çok belirgin bir şikayetinizin olması gerekmez. Günümüzün stresli yaşam biçiminden kurtularak sağlıklı bir ruh, beden ve zihin gücüne sahip olmak için de Aromaterapi'den yararlanabilirsiniz.

Uygulama

Aromaterapi, terapistinizin sağlığınız ve yaşam tarzınız ile ilgili soruları içeren konsültasyonu ile başlar. Konsültasyon, sıkıntılarınızın tespit edilmesi ve size gereken terapinin en etkin şekilde verilmesi için çok önemlidir. Terapistiniz tarafından önerilecek bitkisel öz yağlar da yapılan bu konsültasyon ışığında belirlenir. Her bitkisel öz yağın belirli özel bir işlevi vardır. Kimi öz yağlar rahatlatırken, kimileri de toksin atmak suretiyle canlandırır. Aromaterapi, masajın rahatlatıcı etkisi ile öz yağların iyileştirici özelliklerini birleştirir. Bitkisel öz yağlar, yüzü ve saçı da içeren tüm vücuda değişik masaj teknikleriyle uygulanır.

Aromaterapi nedir?

Aromaterapi, bitkisel öz yağların kişinin fiziksel, duygusal ve ruhsal sağlığı ve güzelliği için bedene en etkin uygulama yöntemi masaj ile uygulanmasıdır.

Aromaterapi’nin tarihçesi ne kadar eskilere dayanır?

Aromaterai'nin tarihçesinin 5 bin yıl öncesine dayandığı söylenebilir. Örneğin gülün, X. yüzyılda İbn-i Sina tarafından distile edildiği bilinmektedir. Aromaterapi, son 30-40 yıl öncesinde yeniden keşfedilmiştir.

Aromaterapi’de kullanılan bitkisel öz yağlar nedir?

Bitkisel öz yağlar, özellikle aromatik (kokulu) bitkilerin buhar, damıtma yoluyla elde edilen konsantre yağ özleridir. Bitkisel yağ özleri, günlük yaşamda kullandığımız yağların aksine, cilt tarafından çok kolay emilen çok güçlü etkileri olan ve çok dikkatli kullanılması gereken yağlardır. Sözü edilen bitkisel öz yağlar, bitkilerin kendilerini korumaları, çoğalmaları ve yaşamlarını sürdürebilmeleri için ürettikleri özlerdir.

Bitkisel öz yağlardan iki yönde faydalanılır. Birincisi, bitkisel öz yağlar, kokusal hafızamızı harekete geçirirerek duygusal ve psikolojik anlamda; ikinci olarak da, kimyasal aktif içerikleri nedeniyle fizyolojik sıkıntılar açısından da etkili olurlar. Sözgelimi gül yağı, 300’e yakın aktif içerik taşır.

Aromaterapi nasıl uygulanır?

Aromaterapi şu yollarla uygulanır:



Masaj yoluyla: Masajın iyileştirici ve dinlendirici özelliği sayesinde insanlar rahatlatılır ve böylece bitkisel öz yağlar sisteme daha çabuk girerek emilim gerçekleşir.


Kompres yoluyla


Teneffüs/Buğu yoluyla


Banyo yoluyla


Mekanın kokulandırılmasıyla


Bel ve sırt ağrısı


Eklem iltihaplanmaları/ romatizma


Spor yaralanmaları, kas ve eklem rahatsızlıkları (burkulma, incinme vb.)


Stres, anksiyete, huzursuzluk, tedirginlik, gerginlik, uykusuzluk


Deri şikayetleri, (deri kaşıntıları ve döküntüleri, egzama vb.)


Başağrısı/ migren


Regl sıkıntıları (sancılı regl ağrıları, aşırı kanama, reglden kesilme vb.)


PMS (regl öncesi gerginlik, şişkinlik, huzursuzluk vb.)


Menopoz ile ilgili sorunlar (ani hormonal değişiklikten kaynaklanan terleme, sıkıntı, gerginlik, şişkinlik vb.)


Rahatlayamama


Bel ve sırt ağrıları


Bacaklarda şişme


Solunum sorunları (astım, bronşit vb.)


Dolaşım sorunları (tansiyon, baş dönmesi vb.)


Sindirim sorunları (kabızlık, hazımsızlık vb.)


Kulak, burun, boğaz (sinüzit, kulak ağrısı vb.)


Selülit ve kilo problemi

Aromaterapi ne gibi sıkıntılara iyi gelir?

Aromaterapi, aşağıdakiler de dahil, pek çok sıkıntıya iyi gelir.
Kas, Kemik ve Eklem Sorunları

Stres Kaynaklı Sorunlar

Kadın Sağlığı

Hamilelikteki Sıkıntılar

Diğer Rahatsızlıklar

Aromaterapi kim tarafından ne kadar sıklıkla uygulanmalıdır?

Aromaterapi her şeyden önce gerçek bir Aromaterapist tarafından uygulanmalıdır. Çünkü bitkisel öz yağlar çok yoğun ve dikkatli kullanılması gereken yağlardır. Terapi öncesi yapılan öngörüşme sonunda belirlenen ihtiyaca göre haftada bir uygulanması yeterlidir. Bu arada, Aromaterapi’nin etkisi zaten, uygulamadan sonra bir kaç gün sürecektir.

Aromaterapi, kimlere uygulanabilir/uygulanmalıdır?

Yukarıda da değindiğimiz gibi bir çok fizyolojik sıkıntının yanısıra Aromaterapi duygusal ve ruhsal sıkıntılar için de oldukça yararlıdır. Aromaterapi’den faydalanmak isteyen bir kişinin belirli bir şikayeti olması gerekmez. Kişinin sağlığını koruması için derin dinlenerek Aromaterapiden faydalanması mümkündür.

Aromaterapi kimlere uygulanmamalıdır/uygulanamaz?

Aromaterapi’nin, bebeklere, hamilelere ve alerjik bünyeye sahip insanlara uygulanmaması gerekir. Bu nedenle, Aromaterapist terapiye başlamadan önce, kişinin sağlık durumunu ve sağlık geçmişini içeren bir öngörüşme yapar.

Aromaterapi, bitkisel ilaç olarak kabul edilebilir mi?

Bitkisel ilaçların çoğunun içeriğindeki aktif maddelerin, diğer ilaçlar gibi nelere iyi geldiği bellidir. Kullanılan bitkisel öz yağların da aktif içeriği ve nelere iyi geldiği bilinmektedir. Bu anlamda Aromaterapi’de kullanılan bitkisel öz yağlar ile bitkisel ilaçların aralarında çok temel fark yoktur.

Zayıflamak için ne yapmalıyım-ZayıfLama yöntemleri-Kilo vermek-Kilolarım

Bu ipuçlarını diyetinize dahil ederseniz sonuca ulaşmanız garanti.
Zayıflamak için hayatınızda yapacağınız 50 farklı değişiklikle forma girebilir, sağlıklı ve ideal kilonuza ulaşabilirsiniz. Bu ipuçlarını düzenli olarak uyguladığınızda bakalım kaç kilo vereceksiniz...

1. Neden zayıflamak istediğinizi bilin ve zayıflama düşüncesine kendinizi hazırlayın.
2. Zayıf günlerinizden bir fotoğrafınızı mutfağınıza ya da buzdolabınıza asın.
3. Lokmalar arasında yarım dakika kadar ara vermeye çalışın, her lokmada çatalı elinizden bırakın.
4. Kesinlikle aç karnına alışverişe gitmeyin, mutlaka bir alışveriş listesi yapın ve ona sadık kalın.
5. TV izlerken ya da kitap okurken bir şey atıştırmayın, yemek yerken sadece yemeğe konsantre olun.
6. Her öğünde sadece bir porsiyon ana yemek yiyin, mutlaka her öğüne salata ilave edin.
7. Yemekten sonra hemen dişlerinizi fırçalayın.
8. Kendinize "Karnım gerçekten aç mı?" sorusunu sorun ve gerçekten acıkmadan yemek yemeyin.
9. Isırdığınız her lokmanın tadını almaya çalışın, iyice çiğnemeden yutmayın.
10. Yürüyen merdivenler ve asansörler yerine merdivenleri tercih edin.
11. Yürüyüşlerinizi yemekten sonra yapın.
12. Birşeyler içmek istediğinizde gazlı içecekler yerine bitki çayları için, alkol almanız gerekiyorsa da şarabı tercih edin.
13. Sebze yemeklerinin üzerine dökeceğiniz sosları suyla hazırlayın, yağ ile değil.
14. Meyve sularını yarı yarıya suyla ya da maden suyuyla karıştırıp öyle için.
15. Ayakta yeme yerine, oturarak yemeyi tercih edin, yarım saatten fazla masada kalmayın.
16. Yemeğin dozunu fazla kaçırırsanız ertesi gün normalden daha az yemeye çalışın.
17. Izgara yapacağınız eti yağlamak yerine soslayın.
18. Her öğünden önce yulaflı birşeyler atıştırın, bu daha kolay doymanızı sağlayacaktır.
19. Diyet ya da light içecekleri tercih edin, şekerli ve gazlı içeceklerden uzak durun.
20. Abur cubur yerine küçük taneli meyvelere yönelin.
21. Her lokmanızı 20 kere çiğnemeye çalışın.
22. Açlık hissettiğinizde şekersiz bile olsa sakız çiğnemeyin.
23. Açlık hissettiğinizde evden dışarı çıkmaya çalışın, yiyeceklerden uzak kalın.
24. Açlık hissettiğinizde bir dilim salatalık yiyin.
25. Kendinize vanilyalı, meyveli, limonlu buzlar hazırlayın, dondurma yerine bunları yiyin.
26. Davetlere gitmeden önce yağsız küçük bir yoğurt yiyin.
27. Peynir iştah keser, yemek öncesi yiyebilirsiniz.
28. Yatarken kesinlikle ağzınıza şeker atmayın ya da meyveyi yatmadan en az 2 saat önce yiyin.
29. Acıktığınızı hissettiğinizde su ya da bitkisel çay için, sonra gerçekten aç olup olmadığınıza tekrar bakın.
30. Her öğünden önce bir bardak maden suyuna limon sıkıp için.
31. Sevdiğiniz şeyleri küçük porsiyonlar halinde hazırlayın.
32. Öğünler arasında kalorisi düşük bir sebze ya da meyveyi sınırsız miktarda yiyebilirsiniz.
33. Öğün saatlerinize uymaya çalışın, öğün atlamayın ve öğün aralarında mutlaka light yoğurt, 1 porsiyon meyve ya da bir adet kepekli tost yiyin.
34. O öğünde ne kadar yiyecekseniz o kadar pişirin, yiyecekleri taze tüketin ve ertesi güne bırakmamaya özen gösterin.
35. Her zaman küçük tabaklar kullanın, bu otomatik olarak yediğiniz porsiyonları küçültecektir.
36. Canınız tatlı bir şeyler yemek isterse 20 dakika beklemeye çalışın, tatlı isteği hala devam ediyorsa çilek, şeftali ya da karpuz gibi tatlı meyvelerden 1 porsiyon yemeye çalışın.
37. Aynanın önünde çıplak olarak kendinizi inceleyin.
38. Akşam yemeklerinizi mutlaka hafif yiyin, hatta akşam 7’den sonra akşam yemeği yememeye çalışın, çünkü metabolizmanız akşamları yavaşlar.
39. Kalorisi az menüler bulunduran restoranlara gidin.
40. Sebzeleri haşladığınız suyu içebilirsiniz.
41. Meyve ve sebze ağırlıklı diyetleri tercih edin.
42. Et ve balığı alüminyum folyo içinde pişirin, kızartma yapmayın.
43. Haftanın bir gününü meyve günü ilan edin.
44. Haftanın bir gününü pirinç günü olarak değerlendirin.
45. Besinleri mümkün olduğunca parçalamadan tüketmeye çalışın, püre yapmamaya ve liflerini bozmamaya özen gösterin.
46. Bir hafta içinde yediğiniz her şeyi ve kilo değişikliklerini not edin.
47. Hergün güne mutlaka kahvaltı ederek başlayın.
48. Yemekten 1-2 saat önce bir porsiyon meyve yiyin.
49. Light içeceklerin içinde tatlandırıcı bulunur, mümkün olduğunca az tüketmeye çalışın.
50. Zayıflamayı keyifli hale getirecek ödüller belirleyin, her kilo hedefinize ulaştığınızda kendinizi ödüllendirin, tabi bu ödül pasta değil yeni bir kıyafet olabilir.
Sitedeki eserlerin her türlü yayın hakları SekiLnet.Com'a aittir.
Eserler kaynak göstermek şartı ile kullanılabilir. Copyright 2008 © sekilnet.com LoRd SekiL